
RİSALE
Nameler yazarmış, kral tebaya
Kanunlar koyarmış, has’a gedaya
Ferman düzdürüp, dosta adaya
Hükümran olurmuş böylece halka
Duyurmuş resuller risaletini
Mektupla bildirmiş hak davetini
Çağırmış dinine, sadık metini
Yaymışlar hak dini, hak ile halka
Mürşitler dostlara yazmış risale
Olmuşlar tullablar, muttali hale
Üstatlar hak ile dedikçe “kale”
Vesile olmuşlar çok güzel hulka
Gelmiş asrımda, âlimler şahı
Asırlar üstadı, gönüller mahı
Kalplerden tard eden, “ahı eyvahı”
Yazdırmış yüz otuz risale halka
Dar etmiş küfre dünyayı üstat
Tard olmuş tağutlar, çizilmiş nur had
Rüsvaydır zındıklar, müminler işhad
Nurlara gark olmuş şu mazlum ülke
Elinde risale, dilinde cevşen
Kulak ver sesine, “ne diyor” dersen
Alırsın cevabı, bin sual sorsan
Her suale cevap, vermektir ilke
Boyuna bakıp ta, aldanma sakın
Huyunu tetkik et, olup ta yakın
Anlarsın o imiş, dellalı hakkın
Onunla iftihar, ediyor ülke
Yüz yıldır boş iken bu ilmi saha
Cübbeyi gönderdi, halid bu şaha
Nur-u kuranla doldu her vaha
Sardı sarığı, oluştu halka
Mekteple medrese, barıştı artık
Sedd oldu delikler, kapandı yırtık
Medyun her Müslim, minnettar her Türk
Gördü bayramı onunla ülke
Asr-ı ahire vurdu damgayı
Alkışlar melekler, bu kutsi say’i
Gark etti sürura bayanı bayı
Attı imzayı nur üstat ilke
Yaptı tecditler, yoktur benzeri
Etti mutmain, gökleri yer
Var mı tarihte, bir bak benzeri
Tam ayine resulden halka
Nurlu risale, elinde ferman
Görünür içinde delil-i kuran
Düşürme elinden nurları biran
Neşr olsun hakikati ihlâs halk a
CİHAT ŞAHİN
|